8.09.2008

46 numaralı koltuk



Yazıyı okumadan önce şu üçgene tıklamanız, olayın interaktif boyutunu daha yakından kavramanızı sağlayacaktır.

12:20 den 14:20 ye, 2 saatte 150 küsür km, voaaaarw.

Bir insan olarak bu kadar hızlı seyahat etmem cidden bünyemi sarsmıştı. Peki neydi bu kadar hızlı hareket etmeme sebep? Vuuuu, çok gizemli.
.
Hareketimiz AliSamiYen'in önünde birden bire karşımıza çıkan 129K'ya atlamamla başladı.
- Fazla akbili olan var mı?
- Var.
- (Al sana 2 ytl). Dorililü.
- ...
-Teşekkürler.
.
Resmen uçarcasına gaza yüklendi şoför abimiz, ki görmeliydiniz. Hey yavrum, uçak mübarek. Uçtu uçtu YeniSahra'ya kondu. Kapıların açılmasıyla, koşaraktan çıktığım merdivenlerden, yine koşaraktan zıplaya hoplaya en yakın EfeTur'a uçaraktan dalış yaptım. Vahşibatı saloonlarına çift taraflı kapıyı tekmeleyerek giren yabancı kovboylar gibi enteresan bir edayla gişeye yaklaşıp, "En yakın Karamürsel sepetinden bir paket sar bana." dedim. Anlamadı tabi kadın. O zaman "İlk Karamürsel seferinden acil bir koltuk istiyorum." dedim. Kadın kapıda bekleyen devasa büyüklükteki metal yığınını göstererek "Ahanda otobüsünüz bu, zira 2 dakika içinde kalkacak" dedi. (Lan çabuk kessene o zaman bileti, ne konuşuyorsun.) "Tamam alıyorum." "12 ytl?" "Ha bir de o mesele var değil mi?" "E tabi." Aldım bileti otobüsün kapısına çöreklendim, 36 numara, haha benden önceki adama koridor kenarı denk gelmiş, nıhahaa. Hummm, ilginç, koltuğa takılmış kulaklılar falan var, bunlar ne lan böyle falan demeye kalmadan, otobüs muhteşem bir gürültüyle hareket etti, Allah'ım o ne güzel ses. Kalktık. Bu kulaklıklar da neyin nesi böyle diye aldım kurcaladım biraz, sonra sıkıldım, vurdum kafayı yattım. Uyandığımda İzmit'e çoktan varmıştık. Sağdan sağdan ortamı saunaya çeviren güneş ışınlarını engellesin diye sarı perdeleri çekip ortamı iyice romantikleştirdim. Bu arada yanımdaki şanssız koridor kenarı şahsı çoktan inmişti, yazıık diyip adama biraz daha acıdıktan sonra, vurdum kafayı uyumaya devam ettim. Tekrar uyandığımda ise, Gölcük Karamürsel arasının enterasan fiyordlarında otobüsümüz sağlı sollu ilerliyordu. Kıvrıla kıvrıla geldiğimiz garajda indiğimde ise saatlerimiz 14:20'ı gösteriyordu. Voaaaarrv. 2 saat, 150küsür km, 14 ytl.
.
Buradan da başka bir minibüs macerası yaşadım, ama ortalamayı yükselttiği için onu yazmıyorum. :)
.
Bu işin bir de dönüşü olmalıydı, ki oldu.
"19:05, Harem arabasına, 46 numaralı koltuğu istiyorum"

Hiç yorum yok: