10.09.2008

Vermid

Sevgili günlük şu an acıların çocuğu Emrah modundayım. Bugün şirketin iftarı vardı. Ne alaka diyebilirsin, ama aslında konuyla alakalı, ama buna sonra döneceğim dönebilirsem.

Öğlen vakitleri falandı dizimde acayip bir yanılsama yaşadım. Sol dizimde daha önceden de bir kaç kere başıma gelen bir ağrı sözkonusuydu, haşarı çocukluğun getirdiği kalıntılar bunlar sanırım bana. Üzerine fazla zorlamazsam ertesi gün geçerdi. Öyle böyle akşamı ettim. Ama akşama doğru ağrılar şiddetlenmeye başladı.

Ama asıl darbeyi işte bu yemekte yedim. Dizimi büküp o kadar süre oturunca, sonra da kalkıp, tee Astoria'dan stadın arkasına şu meşhur 129K'ya kadar yürüyünce bende kayışlar attı tabi, futbolcuların yan bağlarının kopmuş haliyim günlük, bağlayanım yok. (Ulan bi insan evladı da gelsin "aksıyorsunuz kolunuza gireyim" desin, önce "yok hamfendi önemli değil" desem de ısrar falan etsin, insanlık ölmüş ya), [Bu arada neden böyle dedim, çünkü ordan oraya gidene kadar etrafımdan geçenlerin %90'ı kadındı] Neyse, dediğim gibi gerçi ona da yürüyüş demeye bin şahit ister. Neyse, sonra güzel 129K'mıza bindim herzamanki yerime gittim oturdum. İşte üçüncü darbeyi de burada yedim. Yine o kadar süre o şekilsiz iett kanepesinde oturunca iyice yamuldu dizim. Bostancı'da inerken de küt diye sol ayağımı yere vurdum oooh oldumu sana 4,5 tan 5. Bunu iki sayıyorum harbiden çok acıdı günlük yani öyle böyle değil, kulaklık vardı kulağımda, kendi söylediklerimi duymadım ama duyanlar varsa özür diliyorum onlardan.

Sonra oradan da 16A hurdasına bindim, ulan şu 16A'ları yenileyemediler gitti, heryerde yeşil yeşil mersolar, 16A'da hâlâ haykıran ikaruslar. Neyse, artık dizim iyice zıvanadan çıkmıştı, kahkahalar içinde sokağımıza girip, merdivenleri teker teker çıkıp, eşsiz kahkahalar eşliğinde hayatımın en eğlenceli bağcıklı ayakkabı çıkarma macerasını yaşadım.

Vermidon attık bir tane ama daha bana mısın demedi. Kimeyim ulan kimeyim, sanayım tabi kime olacağım?

Şu şarkıyı da özel olarak dünden beri bekletiyorum bugüne kısmetmiş, şarkımız sevgili vermidonumuza ve o işte bana yolda yardım etmeyen koluma girmeyen tüm havalı hatunlara gidiyor, "Nickelback" söylüyor, "Believe it or not" diyor. Neden bu şarkı gidiyor, çünkü yol boyunca bana yardım eden tek şey bu şarkı oldu. Bu da böyle psikolojik bir olgu olsun.































Haydi, beni acılarımla başbaşa bırakın şimdi. Kaçın, kendinizi kurtarın. Yavaşlatırım ben sizi, Nayııır.

3 yorum:

JiDoTaKaFu dedi ki...

Oy ben sana kıyamam...
Diz ağrısı denen illeti biliyorum yani senin ki kadar
şiddetli yaşadım mı
onu bilmiyorum ama
çektim ben de uzunca bi süre..
Bu ara sakin sakin duruyo..

Merak ettim bugün nasılsın
onu diyiver bari..
geçti mi ?

Al yine kelime doğrula zımbırtısıyla burun burunayım...
Etmiyom len merak falan seni..
Ne etcem ...Kelime doğrulatıyosun hala bana...
Doğrulamıyom ulen seni kelime dicem şimdi
o da hadi lenn zotturu
güç bende dicek...
Yorumu gönderemicez doğrulamazsak..
Beni düşürdüğün hale bak mon ...
Dizini de al git be...

monera dedi ki...

Ben de diyorum kim bu yolunu kaybetmiş de sabah sabah buralara gelmiş şahsiyet diye. Sanki senden başka giren var da :):)

Yahu sahurda bir vermidon daha attırdık, şimdi tabi bu vermidon akıllı bişey olup gidip sadece dizime etki etmediği için genel bir ağrı kesikliği var üzerimde, dizimi bükemiyorum ama hâlâ.

Dizimi de alıp gidemiyorum. Uzattım bacağımı oturuyorum öyle. :)

monera dedi ki...

Kendi yorumuma edit; Senden başka girenler de olmuş tabi,
Eskişehirden, İzmirden, İstanbuldan, Konyadan, Ankaradan, İzmitten ve Giresundan bugüne kadar giren herkese ayıp etmiş olmayalım. Hoşgeldiniz ve gülegüle. :)