31.05.2009

Mintaxla canım mintaxla

Sevgili günlük, bugün ömrü hayatımda ilke imza attım.

Arkadaşlarımızla Maltepe'deki Tarihi Kuru Kahveci Sıtar Baks Efendi'den çıkmış, saat 23:30 sularında karanlık dar BurgerKing ara sokağından yürüyerek trenyolu alt geçidine giriyorduk. Bu arada [alakasını fazla sorgulamayın] "bankacı göbeği olur sende bu gidişle" gibisinden konular geçmekteydi muhabbetimizde. Altgeçide girince ağır bir rakı kokusu sarmış idi etrafı. Bu arada bankacı lafını duyan bir beyamca da arkamızdan seslenip bi'şeyler dedi merdivenleri inerken. Arkamızı döndüğümüzde adam yanımıza gelmişti ve bankacı göbeği konulu bir konuşma yapacağının sinyallerini vererek kolumdan tutmuştu bile. İşte o an benim bittim andır günlük, çünkü "Bi'şey mi dedin amca?" diyerek adama döndüğümde, o altgeçide yayılan kokunun kaynağı tam karşımda bana efil efil üfürmekteydi.

Efendim uzatmıyorum, zira konular derin, bankacılık, aktifler, pasifler, dengeler, krediler, bankacı göbeği, Uludağ, telesiyej, Mercedes, yahu her telden anlatıyor adam, bir yandan da tuttu kolumdan ilerliyoruz.

İşte günlük bu nezaket böyle durumlarda olmuyormuş, onu öğrendim. Böyle durumlarda "he" "he" deyip geçmek lazımmış. Bense, "Beyamca siz güzel demlenmişsiniz, gece epey geç oldu, yavaştan biz yolcu" gibisinden konuya girmeye çalıştım. Abi adam bu demlenmiş lafına da bi' içerledi mi. [(Meğersem o da söylenmezmiş.) Niye söylenmiyor kardeşim, içmişsen içmişsin, sarhoş deyince mi içerliyorsun, töbe töbee, neyse :] ] Amcanın bu sefer mantık silsilesi iyice karıştı. "Hayat eğlence, umursamayacaksın, kafam güzel ooh derdim yok" gibisinden başladı. "Amca senin kafan güzel, ne güzel, daha da güzel olsun dileğimiz, de, bizim kafalar güzel değil, bize fazla bu muhabbet bu saatte, biz yavaştan artık..." gibisinden gene lafa gireyim diyorum, hop başka konuya atlıyor bu sefer. [Acemilik efenim, bilmiyoruz sarhoş adamla nasıl konuşulur.]

O arada amcanın telefon çaldı, yengehanım arıyor. Açtı, bir de onu bekledik.Konuştu. Kapattı. "Amca dedim yenge hanım bekliyordur seni, bak, yavaştan..." Ben hâlâ yavaştan, ulan yavaşı mı kaldı. Saat kaç oldu.

"Hay ben yengenin bilmemnapim" diye başladı bu sefer. [Ya ne yalan söyleyeyim o zaman kadar biraz da gülümseyerek dinlediğim bu eğlenceli ilginç adam bir anda gözümde küçüldü ufacık kaldı.]

"Yahu amca bu konulara girme şimdi" dedim, "Amca mı?" diye başladı bu sefer de, bir de yaş muhabbeti yaptık üzerine, sonra konu umursamazlığa geldi yine, yok ben düşünmem öyle yenge menge, şurada apartman yansa dönüp de bakan böyle olsun, su dökmem falan, uzadıkça uzuyor konu. "Aaaa sen misin" dedim içimden, zaten gıcık olmuşum adama, inada bindi iş, nasıl bakmazsın amca ( inatla amca diyorum adama :] ) apartman yanacak sen bakmayacaksın insanlık mı bu, olur mu öyle hiç falan başladım, adamı bastıracağım güya, çocuklar kolumdan çekiştiriyorlar, adam da ben cevap verdikçe daha bi' anlatıyo, o arada telefon bi' daha çaldı, işte o ara ne dedilerse ne yaptılarsa arkadaşlar araya girdi konu değişti falan hadi iyi geceler, hop, herkesle bi' tokalaştı falan, ayrıldık. Sonra arkamızdan hâlâ şey diyor, "Siz ikiniz bak gülüyorsunuz ne güzel ama, bu siyahlı abiye dikkat, gülmüyor, ajan falan olabilir o, hıhahah."

Siyahlı abi de ben oluyorum, ulan o kadar konuştum yaranamadım adama. :]

[Bu arada başlığın hikayesi de şöyle, ajanlı majanlı bir başlık yazayım dedim önce, aklıma ajax geldi. Ajax deyince de, Mintax geldi. Eskinden Mintaxlardık canım biz.]

2 yorum:

gn hanım dedi ki...

:D İyi birde tuturmamış öpücem diye, onların iki de bir öpleri de meşhur olurmuş. Ajan Lafını da tutum :D komik olmuş

Monera dedi ki...

Hahaha, vallahi, muhabbet uzasaydı iş ona doğru gidiyordu. Amca bir de tavır koydu giderayak. :]