14.06.2009

Kontraplak

Yahu nasıl bir aksiyon kabızlığı yaşıyorum anlataman günlük. Hayatımın ritmi şu vinampta [ya da winampta] çalan endüstriyel metal mucizesi olmasa tırt.

Evet, endüstriyel mutfak olur da endüstriyel metal müzik olmaz mı diyen çoşkun kalabalık, var efenim var. İsveçli, Norveçli, bilumum İskandinav kökenli dostlarımız yememişler içmemişler endüstriyel metal müzik yapmışlar biz ve bizim gibiler için. Hem de ne yapmak. Yerim ben o müzikleri yerim. Eklemeyeceğim, ama bir öneri; "Crossbreed - Pure Energy".

Sonra efenim dün kendime hayatımın kafein ve tein yüklemesini yaptım, bana mısın demedim. Kimeyim ulan kimeyim? Sana olmayacağım da kime olacağım. Bana mıymış? Hıh. Gerizekalı idiyot kendim. [Bak bunlar hep şizofreniden. :] Gülüyosun? Aah ah, gülü yosun bu denizlerin. Dalgaları kuzu.]

Sonra efenim, şöyle ihtirasla bakmış önünde duran, dibinde son bir yudum çay kalmış ince belli büyük çay bardağına ve tekrarlamış, keşke kaşığı çıkarsaydım içerken gözüme battı.

Endüstri dedim de aklıma geldi, bugün sınava giren Endüstri Mühendisliği okumak isteyen siz sevgili gençler. Şimdi şunlara hazırlıklı olmanız lazım sonra hayal kırıklığı yaşamayın;

Öncelikle ailenizde belirli bir yaşın üzerindeki beyamcalar hanımteyzeler mesleğinizi söyleyemeyeceklerdir. Çoğunlukla Elektrik Mühendisi zannedeceklerdir sizi. Hatta abartılıp "Ah bilmemkimin oğlu/kızı, o kadar çalışmış da 2 yıllık bi' bölüm kazanmış diye hanımgünlerine meze falan olacaksınızdır. Onlarca kere anlatsanız da [sanki kendiniz anlayacaksınız ya o da ayrı bir konu :] ] çok fazla bir verim beklemeyeceksinizdir, hiçkimse yaptığınız işi tam olarak anlamayacak ama bozuntuya vermemek için "hee üretim falan diyosun" gibisinden konuyu hızlı bir şekilde değiştireceklerdir. En kötüsü de, böyle size acıyarak söylenen "ah evladım ya makine inşaat falan yazsaydın tutmadı mı puanın onlara" gibisinden tüm eğitiminiz bir çırpıda silip atmanıza neden olacabilecek aşağılanmalarla karşılaşacaksınızdır.

Tabi ki bunların hiçbiri olmayadabilir. Ama oladabilir. Oladabilir olmayadabilir. [Buradaki "de" ayrı mı yazılır?] Neyse.

Sonuçta, sonuç paragrafının sonda olması gerekir ve yazılanları özetleyici bitirici bir özelliği olması gerekir. Ama nerde o eski bitiricilikler efenim bugünkü topçularda. Hepsi şimdi çıkıp 5 10 dakika gezinsin sahada, ondan sonda hop reinalar, hop sortieler, hanimiş bodrumlar, yalıkavaklar, torbalar.

Ben aslında dün tarihi sıtarbaks kahvecisinde rastladığım bir olayı anlatacaktım ama geç mi oldu sanki ya? Yatacak mısınız? dur bi 10 dakikada anlatırım ben şimdi, arkadaşım sen bir çevir bakalım hızlandırılmış tır yapalım. Tır mı? Heheheh olm ne tırı ya tur tur.

Havadan sudan muhabbetimiz sırasında karşı masamda yalnız bir kızın sıkıntılı ve tedirgin bir şekilde oturduğunu gördüm. Dönüp dönüp sağına soluna bakıyor, arkasına bakıyor falan. Ulan dikkatimi çekti ben de öküz trene bakar gibi kilitlendim kıza ööyle bakıyorum, muhabbetten de koptum, ne konuşuluyor farkında değilim. he he deyip kafa falan sallıyorum gülüyorum kahve içiyorum kamuflaj bir nevi. Bu sefer kız da meraklı meraklı çaktırmadan göz ucuyla bana bakmaya başladı. Sanki tanıyor da bir yerden çıkaramıyor gibi, çok uzun da bakamıyor, öyle kısa kısa, sanki başka yere bakarken denk gelmiş gibi. Ba ba ba.

Yani bir tedirginlik var ama dur bakalım, bir 10 dakika falan böyle geçti, baktım kız kendi kendine konuşmaya başladı, saatine bakıyor, telefonuna bakıyor, dönüp dönüp bana bakıyor. [Biz de o arada masayı değiştirdik yani o derece.] O zaman dedim ki tamam. Kahveyi ittim kenara gidicem kızın bir derdi var soracam öğrenecem. [Gerçi sanane değil mi? Kız çat diye "size ne" dese öeh kaldın mı sap gibi herkesin ortasında. Sonra gelip o koltuğa nasıl oturursun acaba, neyse bunu göze aldım merak işte.] Ulan tam ayağa kalkacağım, kız döndü ayağa kalktı gülümsemeye başladı. Lan noluyor. [Hatta lan noliy?] :] Ulan bana gülüyor desem çok saçma, ne alaka? O arada farkettim ki soldan bi' abi geliyor. Lan gözlükler benim gözlüklerden, üzerindeki tişört de benim giydiğimle aynı renk. Eh ben boylarında, benden biraz daha uzun ama şimdi hakkını yemeyelim. Benden yakışıklı yani ne yalan söliyim.

Hahahaha şimdi oldu dedim o zaman içimden dyanılmaz kahkahalar atarak. Hatta içimdeki kahkahalar dışıma taştı, muhabbete gülüyor gibi yaptım. [bakınız: aşırı gereksiz tepkili kahkahalarla gülme]

Sonra anladım ki bu iki genç arkadaşımız sanırsam internette falan tanışmışlar, ya da çok eskiden arkadaşmışlar buluşmak için sözleşmişler, falan filan anladın sen onu. Bir muhabbet bir muhabbet sorma. Birbirlerinin her lafına gülmeler, uzun uzun anlamsız sessizlikler, uzaklara bakışlar, nezaketen söylenen iltifatlar falan, böyle ortama bir romantizm geldi ki tadından yenmez yani. Ben diyeyim marimar, sen de yalan rüzgarı. Ama heyecan tavan.

Bir saaten fazla oturdular orada, sonra kalktılar bunlar, abimiz kendinden beklediğim kadar öküz çıkarak kalktı masadan yürümeye başladı. Kız da peşinden. Lan oğlum nasıl bir kafa yapın var anlamıyorum ki, hem kızı beklettin orada yarım saatten fazla, [hadi olabilir diyelim trafik falan] bari biraz nezaket ya. Lan bi'bekle, kız geçsin önce. Bastı gidiyor. Yok abi yok bu genç nesil harbiden odun, ya da preslenmiş talaş, ya da kontraplak. :]

Bir de kontra frenli bisikletler vardı değil mi efenim eskilerden, ne güzel düşer kafa göz yarardık.

:]

2 yorum:

winston wolf dedi ki...

Tabi ki bunların hiçbiri olmayadabilir. Ama oladabilir. Oladabilir olmayadabilir. [Buradaki "de" ayrı mı yazılır?]

cevap veriyorum.uygun yazım şekli:

"olabilir de olmayabilir de." şeklindedir.
lütfen bunu kullanım şeklini tercih ediniz.

Monera dedi ki...

:] Ah Wolfanım blogu teşrif buyurdular. :]

Allah sizi başımızdan eksik etmesin efenim yoksa halimiz nic'olur? Oladabilir olamayadabilir hatta nolabilemeyebilir de. :]