7.03.2010

Aslında sadece İstanbul'a kar yağmadı

İstanbul'da bi' anda iklimler değişti bayanlar baylar.

Haftasonunu geçirmek için kuzenlere gidiyordum sevgili günlük. Evden dışarıya baktığımda haylaz bir sonbahar havası vardı hafif yağmurlu, hava poyraza dönmekte olduğundan serinlemeye başlıyor gibiydi, ancak güneş aldatan yüzüyle hâlâ ortalıkta dolandığı için ben de aldandım, kandım, inandım.

Metrobüsle gitmenin iyi bir fikir olduğu, o an için iyi bir fikir gibi gelmişti, aslında iyi bir fikirdi, saçma bir detaya doğru gidiyor yazı, neyse.

Ancak metrobüse binerken aceleden havadaki değişimi farkedememiştim. Çünkü bayağı bayağı yağmur şiddetini arttırmış ve insanları oradan oraya koşturmaya başlamıştı bile. "Eh" dedim içimden, (genelde böyle içimden eh derim ben) kulaklıklarımı takıp mertobüs durağına doğru yürümeye başladım. Zira temkinliydim, bir o kadar da rahattım, çünkü evden çıkarken şemsiye almıştım yanıma, ehe ve öhö.

Metrobüs efendi geldi, tabi kalabalıktan ayakta kaldık, neyse. Metrobüs köprüyü geçip de Zincirlikuyu istikametine yönlendiğinde bir mucizeyi andırır şekilde kar yağmaya başladı. Sanki metrobüs bir anda farklı bir iklim kuşağına girmiş gibiydi. O yüzlerce insanın nefes ve sürtünmesinden oluşan ısı yavaş yavaş kaybolmaktaydı.

Bir de aktarma yaptık tabi o da ayrı. Avcılar'a giden metrobüse zıpladık sonra. Onda da ayakta kaldık. (Ben bu metrobüslerde oturmayı beceremiyorum, neyse.) Hava gittikçe soğumakta ve her durakta açılan kapılardan içeriye soğuk hava dolmaktaydı. Tabi kapı açılmazdan evvel (kelimelere bak) içerideki ısı nedeniyle yavaştan hararetlenen bünyeler kapı açılınca bir titremeye gark oluyorlardı. Gark.

Büyük ihtimal o anda oralardan geçmekte olan nezleli bir insanın da etkisiyle olacak ki, metrobüsten indiğimde nurtopu gibi bir titremeyle birlikte eşşek sıpası kadar da bir hapşuruğum olmuştu. Ulan kardeşim sayın yetkililer, İstanbul'da Cennet Mahallesi diye bir durak var. Lan resmen kutuplar ya, Böyle soğuk görmedim ömrü hayatımda. (Yalan söyledim, gördüm.)

Orada da kuzenleri beklerken, o anda oradan geçmekte olan şifayı kapmış bulundum. Şimdi yine eşim dostum beni hastayım sanıyor. Çünkü nezle oldum.

Son olarak, tüm ÜSYE mağdurları için geliyor: Hapşuuuueee!

Ve değişken mizacıyla herkesin aklını başından alan şu İstanbul'umuzun havası için, "Revis" söylüyor, "Spin" diyor.


Ve aslında sadece İstanbul'a kar yağmadı.

Hiç yorum yok: