8.04.2010

pass port [Episode 2: Alınamayan Dosyalar]

Sevgili günlük, gün geçmiyor ki, pasaport almaya çalışmamla ilgili bir garip durum daha yaşamayayım. Evet, tüm bunlar bitince pasaport nasıl alınır diye bir yazı dizisi hazırlayacağım. Lan ne zor işmiş, herkes mi pasaport alıyor bu memlekette, nereye gidiyor bu kadar insan? Neyse.

Önceki gün öğle tatilinde gidip öldürüldükten sonra, bu sabah erkenden, [Bakınız; saat 9:00'da] emniyet müdürlüğüne gittim. Evet, sanki olacak gibiydi, çünkü kapıda herhangi bir engelle karşılaşmamıştım, hemen pasaport şubesine çıktım, sıra vardı.

Sıranın sonuna yaklaşıp, sıranın sonundaki güzel kadına "Pasaport işlemleri için mi bekliyorsunuz?" dedim. Tam kadın en güzel saç savurmalı dönüşlerinden birini yapıp yüzüme bakacakken, önündeki beyamca "Hee, evet, pasapord bekliyoz" dedi. [Hey Allah'ım ya, beyamca sana mı sorduk?] Amcaya şöyle bir bakış atıp, hımm peki napılıyor şimdi, ne yapmamız lazım diyerekten güzel kadına doğru bir konu açtım tekrar. Beyamca durur mu, yapıştırdı cevabı, "lan oğlum kıza yazıp durmasana anlatıoz işte burada sana, dinlesene" dedi. Ben de yanımdan geçen memurun belindeki silahı alıp, kabzasıyla beyamcanın kafatasına çotark'lattıktan sonra, memurum belindeki copla da güzel kadının alnını patlattım. Lan kadına neden vurdum ki, bak şimdi çok garip geldi. Neyse, o anda toparlanmakta olan amcaya da yerde iki tekme attıktan sonra, güzel kadın da bana kafa atarak bana olan ilgisini resmen beyan etti. Yere yuvarlanan memur da güzel kadının kafasından seken copu almış, bana doğru hamle yapmaktaydı, bunu gördüğümde, bir yandan da güzel kadının seriye bağlamış kafalarını savuşturmakla meşguldüm. Beyamcanın kendine gelmeye başladığını farkedip, güzel kadını koşan memura doğru ittikten sonra, beyamcaya 3 4 tekme daha atıp merdivenlerden koşarak binayı terketmeye yeltendim. O arada qMatik makinesindeki bir yazı dikkatimi çekti.

"Parmak izi vermek için numaralar 700den başlar 820'de biter. Numara alımı bitmiştir."

Nasıl lan? 9:00'da, numara mı biter, kaçta açılıyor ki burası? diyerek, en sevimli halimle danışmadaki kadın memura yanaştım. Kadın memur da bana, insanlar 7'de geliyor, 7:20'ye kadar herkes numarasını alıyor, bitiyor, dedi. İçimden koskocaman bir "Hasssktr" çektikten sonra, kadın memurun bana doğru hareketlenen copundan son anda kurtuldum. İçimden söylememişim sanırım, dışımdan söyleyince tabi o ortamda çok da hoş olmamış, neyse, kadın memurun copunu alıp, veznedeki görevliye fırlattıktan sonra [bunu neden yaptım bilmiyorum] kadın memura da bir kafa atarak kendimi binadan dışarı attım.

Koşarsam dikkat çeker diye, yavaş ve kalabalıkla uyumlu bir şekilde ilerlemeye başladım. Ama koşmadığım için diğer memurlar arkamdan koşup yetiştiler, yere yıktılar. Yerde debelenirken bayılmışım.

Bugün de alamadım yani pasaportu. Bakalım yarın farklı bir taktik deniycem.

Oldu.

4 yorum:

Melike dedi ki...

Alabildin mi pasaportu? :) ben geçen hafta gittim, ertesi gün verdiler :)) Caaanım bir memura da "nekadar suratsızsın" demiş bulundum :)

Monera dedi ki...

Eeheh, ne büyük mutluluk o ertesi gün pasaportu alabilmek, hangisi orası, deyiverin de bundan sonra oraya gelelim biz de :) çarşamba günü vereceklerini söylediler bana.

Melike dedi ki...

Güngören'e gitmiştim ben. Hatta memura "buranın methini duyduk bir günde veriyormuşsunuz pasaportu" sadece güldü :)

Monera dedi ki...

Ahaha, iyiymiş :]