8.05.2010

5.Element: Tahta

Şimdi sevgili günlük, sana Starbucks'larla ilgili daha önce hiçbi'yerde duymadığın bi' gerçekten bahsedeceğim.

Konumuz, bu Starbucks'larda içecekleri karıştırmak için oradaki tezgahın üzerinde lalettayin bırakılmış ve rastsal olarak isteyenin istediği kadar alabildiği tahta çubuklar. İşte onlar çok tehlikeli edevatlar, hatta hacivatlar.

Geçtiğimiz günlerden bir gün, misal Perşembe olabilir, Taksim dolaylarında gezentiydim. Yüzyılın en süperhiper icadı olan über iPod'umla beleş internetin tadını çıkarmak için 4 TL bayılarak bir filtre kahve alıp, o komplo tezgahına yaklaşmaya başladım. Bir elimde iPod bir elimde de kahve olunca, şekerleri ve tahta çubuğu tutacak başka elim kalmamıştı. Ben de kahveyi bırakıp tahta çubuklardan birini ağzımla tutup, şekerleri alıp aynı elimle de kahveyi tutarak masama doğru ilerlemeye başladım. (Bakınız: Cin Ali kompozisyon yazmayı öğreniyor...)

Aslında tahta çubuğu da elimle tutabilirdim, ama işte artislik olsun diye almadım. Aferim çok iyi yaptım.

Çünkü;

Masama oturduğumda iPod'umdan "doring doring" sesler geliyordu, ağzımdaki tahta çubuğu unutup zaten henüz tam alışamadığım klavye ile yazışmaya başladım.

Sonra kahvemin soğuduğunu farkedim, "lağn kahve soğuyor, bir an evvel şu kahveye şeker atıp karıştırmalıyım" iç hezeyanıyla, şekerleri falan boşaltıp, ağzımdaki tahta çubuğa yeltendim. Çekmemle birlikte "cart" diye bir ses geldi.

(Lan harbiden böyle kalbimi söküp çıkarıp takıyorlar sandım. Hemen aklıma şu özlü dörtlük geldi;

Senine başım dertte,
Ne yapsam bilmiyorum,
Canımdan bir parçasın,
Söküp takamıyorum... )

Ne olduğunu önce anlamamıştım, ama dudağımın yanından sızmakta olan kanı görünce her şey birbirini tamamladı. Bu salak tahta çubuk, uzun süre beklemekten dudağımın iç yüzündeki epitel tabakasına (epitel miydi lan o) yapışmıştı. Aniden çekince de curt.

İşte böyle sevgili günlük, o tahta çubukların basit ve zararsız görüntüsü arasında aslında nasıl birer saykokilır yattığını açıkladığımız bu yazı, tüm Taksim Starbucks çalışanlarına gelsin. Dava edicem lan sizi. :]

5 yorum:

arkazoimerv dedi ki...

hohoho öldüm okurken. ben de elim dolu olunca ağız vasıtasıyla taşımaktayım bu çıbıkları. demek deri yüzüyor. geçmiş olsun kardeş.bir dahakine daha dikkatli olmak dileğiyle sağlıcakla :)

Monera dedi ki...

Ahaha, aynen. Aman ha dikkat :]

Miyaw dedi ki...

ya bi de o tahta çıbıklara herkes ellioooo! soora al sen onu aazına sok oldu canım. belki adam pipisini kaşıdı soora onu tuttu yok dedi bu yamuk dierini aliim ya da neblim işte hoyt 2 tane aldım birini bırakiim. ya da belki de burnunu karıştırdı ve sonrası aynı. ya da.. ya da.. oyh yeter. git bi tetanoz aşısı mı olcaksın napcaksan yap.

p.s.:yazan kimmiş?!

Monera dedi ki...

Ahahaha, len daha da starbucks'a gidersem, hadi gittim, tahta çubuklara el sürersem... Komplo teorilerine bakınız. :)

Dipnot dediğin: Yazanı çok yakiğnen tanıyorsunuz. :)

Miyaw dedi ki...

Yani aslında bi yerde hep o yazanın yüzünden oldu bunlar. E allak onu bildii gibi yapsın madem. way pislik. ne adi binsanmış o ööle ya.