5.09.2010

Benim görevim Jim;

Sevgili günlük, bugün çok önemli bir görevim var. Az önce cama çarpıp balkona düşen güvercinin ayağına bağlanmış bir şekilde bir md (md minidisc demek oluyor, cd'nin guçüğü) gönderildi bana. Hemen alıp, cd okuyucuya taktım. Aha o da ne?

"Benim görevim Jim?"

Evet, "A Takımı"na gitmesi gereken cd yanlışlıkla bana ulaşmıştı. Uu çok heyecanlanmıştım. Heyecandan ayağa fırlayıp İskoç topuk dansı yapmaya başladım, yiiiiiiha! Aslen İskoçyalı olduğumuz içün böyle heyecanlanınca topuk dansı yaparız biz. Öyle değil mi O'Riley? Amatör olarak RiverDance'e katıldığımız da doğrudur evet, hurafe değil. Yok O'hara.

Asıl hurafe ne ben sana söyleyeyim, az önce tam 320GB'lık Sigeyt harici diskimi bilgisayarıma takmama rağmen, henüz bir aksiyon görememiş olmam. Dorilong dorilong sesler geliverip duru, ama henüz bir görüntü görünüverip durmaz. (Dürüye'ninGüğümlerigüzeldizi.com)

Durur durmaz durulan durak, çakar çakmaz çakan çakmak gibi. Heyoo.

Evet, "benim görevim Jim"e gelecek olursam, birazdan ev hayatımızın temel taşı olan televizyonumuzla ilgili çok önemli ve hayati bir görev ifa edeceğim, o yüzden de çok heyecanlıyım. Yiiiiiiha!

Bu heyecan olayına bir çare bulmam lazım.

Televizyonumuza takılı olan o biricik uydu risivırımızı geçen gün resetlemek zorunda kalmıştık, ama inanın ki şahsi bir olay değildi. Resertler resetlemez uydu güncellemesi yapmaya başladı velet. "Ulan şimdi bu uydu güncellemesi internet gibi bişey mi, kol böreği gibi fatura giydirmesinler uleyn bize" gibi düşüncelerin içindeyken zaten işlem çoktan tamamlanmıştı bile.

Tabi, uydu güncellemesi yapılınca da bizim özenle, çok izlenenden az izlenene doğru, haber kanallarını da kendi içlerinde popilerliğine göre sıraladığımız o süpersonik düzen bozulmuş oldu. Popiler dedim de aklıma geldi, herkesin bir popisi olmalıdır ve herkesin değişimlikleri farklıdır.

Şimdi benim görevim Jim; bu kanalları tekrar izlenme sırasına göre dizmek, ve ev ahalisi için daha rahat bir TV izleme ortamı oluşturmak. Bu zorlu görevde arada bir rengi kaçıp hayatı bize gri tonlarında gösteren emektar televizyonumuza da dikkat etmem gerekli. Çünkü herşey kumandadaki renkli tuşlarla anlatılıyor, ekranda renkleri göremeyince alimallah kanalları düzenleyemem valla.

Bugün de böyle işte. :]

2 yorum:

dunyada bir balık dedi ki...

çok sıkıcı ya :)

Monera dedi ki...

Ehehe :) zaten ben de yapmadım. Kanalların bu sekilde kalmasının daha kullanışlı olacağına karar verdim. :))