11.10.2010

Hepimiz sosyal medyayız hepimiz esiriz

Peki günlerdir iPod'da dinlediğim ama adını bilmediğim -aslında o arada bakmaya üşendiğim, sonra da unuttuğum- şarkının bir anda winamp playlistimde rast gelmesi? Buna ne demeli?

Ne denirse nedir, salla. Ayrıca bir anda tereddüt ettim aslında o şarkı bu şarkı mıydı diye, hepsi birbirine benziyor bir süre sonra. Neyse, çoktan bunu geçmiş olmam gerekirdi.

Yarın Salı. Bugün de Pazartesiydi. Bundan sonra yazacaklarımın hepsi aslında şu yazdıklarımdan daha farklı olmayacak. Yazdıklarım yazacaklarımın teminatı yani, eheh.

Bazen -özellikle sosyal medyaya bakınca- insanların konuşacak ne kadar çok şeyi varmış diyorum, sonra da düşünmeden edemiyorum, yüz yüzeyken de bu kadar konuşkan mıyız, sınız, sınızlar, onlar, biz, hep beraber, koop kop.

Çünkü hepimiz sosyaliz, hepimiz medyayız, hepimiz sosyal medyayız, hepimiz esiriz. Aksini iddia eden varsa follower'larına sorsun.

Mesela;

Twitter'la ilgili olarak, şu anda kitabı çıkan bloggerlardan birisinin bir lafı vardı, gazetede okumuştum, (düşünün yahu gazetelerde artık sanal şöhretlerimizin ropörtajları yayınlanıyor, ki kaç ay önceydi bu dediğim) "ünlüler twitter'i keşfetmeseydi, biz hala kendi aramızda twit'leşiyor olurduk" diyordu. Doğru, ama, halbuki, tam tersi, bizim sade vatandaşımız, ünlü saydığımız kişileri takip edip oradan oraya re-tweet'lemeseydi, ünlü vatandaşlarımız hala kendi kum havuzlarında oynuyor olurlardı.

Şimdiye kadar halka bu kadar net ulaşmayı başaramayan ünlülerimiz bir anda herkesle aynı anda iletişime geçebilmeye başlamıştı. Tabi bana ne değil mi öğle yemeğinde Kanyon'da kimin ne yediğinden? Yok ama öyle değil. Genel olarak internet kullanma özürlü olan bu arkadaşlarımız, ahah ne arkadaşı yahu (beni takip eden bir ünlü olmadı henüz) körler sağırlar birbirini ağırlar mantığında, birbirlerine twitler yağdırırken, yurdum insanı da dökülen kırıntıları toplamaya başladı. (Zaten çok severiz olmak istediğimiz insanların artıklarını toplamayı) Büyük bir nimetmiş gibi bunları re-tweet'leyip "hey hey bak şu ne demiş?" "Hey Bilmemkim evde mutfaktaki bilmemkimle twitleşiyormuş onları okuyorum çok komik" gibi ileri zekalı yorumlar anlayışlar, eğilimler başladı.

Not: Yazı uzayacak gibi, birazdan frienfeed'e başlamayı düşünüyorum, ama yatmam lazım.

"100.000 kişinin takip ettiği ünlümüz, lütfedip sadece 259 kişiyi takip ediyor, olur mu böyle?" Ahahah ya ne olacaktı? Seni mi takip edecekti? (var mı bir ünlü beni mütemadiyen takip ediyor, yazdıklarımı re-tweetliyor diyen?) Yok. Varsa söyleyin bizi de eklesin. :)

Siz daha mı kötü yazıyorsunuz onlardan? Sizin yazdıklarınız daha mı saçma?

Sadece benim bile (ki az sayıda kişiyi takip ettiğim için öyle diyorum) takip ettiğim ve çoğu kişiden güzel yazan insanlar var.

Harbiden uzayacak, çok daha farklı konular geliyor aklıma susuyorum.

Bu Twitter daha ilk başladığında, insanlar delirmiş gibi yakaladıkları bütün ünlüleri takibe almasalardı, o zaman işte çok acayip olurdu. :]

"Amaan, bilmemkim bana request göndermiş; salla."
(burada bilmemkim ünlü bir vatandaşımızı temsil ediyor) Egoya gel. :]


7 yorum:

Lillysnone dedi ki...

hahah çok mantıklı. egosu o kadar tavan yapmış bi insan görmedm henüz ama görmek dileğiyle.

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

uzaylılar neden çirkindir?teknoloji yüzünden sosyalleşemed,kler,nden evrim geçirdiklerinden. insan soyu da o yönde..

dunyada bir balık dedi ki...

Beni enterese etmez kardeşim benim twitter hesabım yok olan düşünsün :D

Monera dedi ki...

Lillysnone: ah bunlar hep bu hale getirdi bu twitter'i :)

Monera dedi ki...

Syrakusa: Ehehehe, asosyal ola ola iyice yamulacağız o zaman bu gidişle :) yandık.

Monera dedi ki...

Balik: Yok öyle bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın stayla. :)) Yarın bi' twitter hesabı açıp gelirsiniz, "n'oluyor burada" diye :)

dunyada bir balık dedi ki...

Yok yok öyle bir style :D