20.11.2010

Cumartesi sabahı serzenişleri ya da veryansınları

Sevgili günlük, günaydın sana, bu güzel ve güneşli Cumartesi pazarlarının pardon sabahlarının bir anlamı olmalı, evet mesela kavurma.

Şimdi o değil de, sevgili winamp'ımın sevgili playlist'inin sevgili azizliği karşısında ne diyeceğimi bilemeyerekten sana şu aşağıda görmüş olduğun göbekten otomatik heavy metal -death olanından- müzik tarzının en nadide örneklerinden birisini katıştırmak istiyorum. Zaten heavy metal death olanda, tadından heç yenmeyende, sanırsın ki metalika. (Metalika böyle yazılmaz ama kime ne) Dayan dayan seviyorsan sonuna kadar dinleyeceksin.


[Chimaira - Nothing Remains]

Gelgelelim günün anlam ve önemine, sahi bugün günlerden ne? bakıyoruz, 20 Kasım 2010. Ve gördüğümüz kadarıyla aslında günün anlamı önemi falan yok.

Çayım da buz gibi oldu, sor niye, sual eyle ki neden, çünkü;

Şimdi günlük, telefon güzel bir iletişim aleti tamam, ama bunların kafaya takılanlarından yapılması özellikle ev kadınları için. Az önce ablamla annemin telefonda iletişebilmesi için -bak hemen anladın ablamın başka evde oturduğunu, ulan çok zekisin- durdum ben diyeyim 10 dakika, sen de 15 dakika, beyamca sen de 20 dakika der misin, derim tabiğ evlağdım, derim, 20 dakika, amcayı kutlayalım, fiyuuuu, asdfgh asdfggh havai fişek patlama sesi falan, amca? lan olm amcaya bi'şey oldu. Amcaa? Nefes almıyor. Son sözü 20 dakika oldu adamın, ne salak bi' ölüm. Adamın sebebi olduk. Neyse. Allah taksiratını affetsin.

Sonra, en son 20 dakika demiştik, 20 dakika boyunca telefonu annemin kulağına tutmak suretiyle askı vazifesi gördüm. Arada insanın kendi karakterinden çıkıp böyle farklı rollere bürünmesi gerçekten sosyal hayat açısından çok gebertici bi' durum.

Bu arada bakıyorum da hala şarkıya tıklamadın. Tıklar mısın lütfen. İnsan dinlesin diye koyuyoruz onları oraya.

Sonra, ama telefon tutmaya başlamadan önce tabi, o arada yani, çayımı almış, bilgisayarımın başına geçmiş en nadide şarkıları dinleyerek kulağımın paslarını sildiriyor, şarkılarla meşk eyliyordum, umarım adult bi'şey değildir lan bu. Çoluk çocuk okuyor bunları. He o da yine ayrı bir konu, lan çoluk çocuklar, işiniz gücünüz yok mu sizin, okumayın olm böyle şeyler. Gidin, Dost ve eski, Toy stoy, De monte Kristiyano Kontu falan okuyun, demonte halde o, alın ikea'dan montaj tornavidasını monte edin, sonra tabi benim telefon konuşmasına başlamadan önce aldığım çay buzz gibi oldu. (ağlamak istiyorum)

Sonra efenim "su yakmıyor bu" diyerek kapattığım telefon tekrar acı acı çalmaya başladı. Arayan ablamdı. -Dejavü- Büyük yeğenimin sorması gereken bi'şey varmış, önce doğan yeğenime büyük yeğen diyorum artık bunu dünya alem öğrendi, sonra doğan küçük, evet. Her ders dalındaki üstün çıkarsama yeteneğimi kullanarak sorunları birer birer aştım. Aferim bana.

Sonra geldim buzz gibi çayımı içmeye başladım. Halbuki git yenisini doldur değil mi, yook, buzlu çayın tadı da ayrı bi' güzel.

Sonra biz şimdi birazdan az sonra aralıksız biteviye mütemadiyen ve aniden sülalecek bir yemek organizasyonuna gideceğiz, aile bağlarının kuvvetlenmesi ve karnımızın doyması maksatlı yapılan bu organisazyona dünyanın önde gelen ülke liderlerinin, futbolcularının, sanat ve cemiyet hayatının ünlü isimlerinin de katılması bekleniyor.

Oldu.

Bu arada "ben yukarıdaki flash oynatıcıyı göremiyorum ulan!" diyenler, seksi fotoğrafları için tıklayınız. [sağtıkeyenisekmedeaçkinetolsun]

Hiç yorum yok: