27.11.2010

Dolandırıcılıkta yeni trendler

Sevgili günlük, gün geçmiyor ki şu güzel yurdumun süpersonik zeki dolandırıcıları yeni bir dolandırıcılık türü icat edip milleti dolandırmasın.

Evet, dolandırıcı üretme ve yetiştirme konusunda dünyalarla yarışırız diye düşünüyorum, öyleyse varım. [Varım diyorrrr!]

Bu günkü, dolandırıcıları ve dolandırıcılık yöntemlerini incelediğimiz yazımızda sizlerle 2 önemli ve akıl dolu bir örneği paylaşmayı düşünüyorum.

Bunlardan birincisi: Kiralık ev sorunsalı.

Bu örnekte özellikle yaşlı insanlar seçiliyor. Kiralık bir ev bulunuyor. Bu evin de yaşlı bir komşusu oluyor ve olay şöyle gelişiyor.

İyi giyimli, arabası olan bir adam evin kapısını çalıyor ve doktor olduğunu söyleyerek kendini tanıtıyor. Sonra kiralık evle ilgilendiğini, eşinin de hemşire olduğunu, vıdı vıdı bıdı bıdı anlatıyor bi'şeyler. Tabi yaşlı insanımız da, "aa ne güzel, yanımıza doktor gelecek, romatizmalarım azınca giderim bi' kave içerim tedaviyi beleşe getiririm" diye bi' hevesleniyor bu arada.

Sonra bu arkadaş, evi tutmak istediğini ve kapora olarak da 500TL bırakmak istediğini söylüyor. Sonra cebinden düşük değerli bir yabancı para banknotu çıkartıp, "bu para yaklaşık 1000 TL ediyor, teyzeciğim [amcacığım] ancak yanımda nakit bu kadar var, bunu size bıraksam, sizde varsa üzerini bana verebilir misiniz?" gibi gibisinden, aptal bir şirinlikle yaşlı insana yavşıyor.
[Ne süper zeka değil mi? Takdir et takdir, akıl dolu insanımız.] Yaşlı insanımız da ileride gelecek olan doktor komşular hayaliyle basıyor liraları, basıyor liraları, bas bas liraları leylaya.

Sonrasını anladınız tabi, kimlik falan bırakıyor ama sahte tabi.

Bunlardan ikincisi: "Komşuluk öldü mü ayol?" sorunsalı.

Bu örnekte, apartman zilinde ismi ve soyismi yazan kişiler tercih ediliyor. Üst katlardan birine basılıyor. Kimsiniz? O bu şu falanca filanca. Hıım tamam, zort! Katlar çıkılıyor, ilgili kişinin kapısına gelince olay başlıyor. [Bunu diyalog olarak yapıcam zira çok sıkıldım.]

- Efenim ben şuradaki ıbırt-zıbırt marketten geliyorum, alt kattaki filanca teyze şu şu siparişleri vermişti, getirdim, ama evde yok şu an sanırım, şimdi bunları geri götürmeyeyim, size bıraksam olur mu?
- Aaa komşuluk öldü mü ayol, bırak tabi.
- XoXo Lira.
- Hıım, al bakalım evladım.
- Tamam teşekkürler.
- Fiş miş yok mu evlaadım?
- Aa arabada kaldı, ben bi' koşu getireyim.
Sonra vınatti kaçanzi tabi.

Bu ikinci durumda tabi gene elinize, bozuk yumurta, tarihi geçmiş süt, buruşuk kıvırcık salatalar gibi bir sürü ganimet de geçmiyor değil. Hadi hadi seni köftehor, kaptın malzemeleri gülersin tabi.

Gurur duy Türkiye! Böyle akıllı, böyle zeki, böyle çevik dolandırıcıların var işte. Hey gidi hey hey.

4 yorum:

neslinnce dedi ki...

Günaydın. Bu dolandırma çeşitleri iyiymiş yaa. Akıllıca. Ama ben hala buna inananları anlamış değilim. Anlamak da istemiyorum zaten

Monera dedi ki...

Neslinnce: Günaydın. Çoğunlukla yaşlı insanları seçiyorlar zaten bu tip durumlarda. Onlar da iyi niyetle yardımcı olmaya çalışıyor böyle.

TeraziLastik dedi ki...

Hadi yine iyiyiz. Çok çakalız.

Monera dedi ki...

TeraziLastik: :] Yevet.

Değişen konjonktür bizi çakallığa itti.