24.11.2010

Heyelan

Sevgili günlük seni 2 3 4 5 gündür ihmal ettiğimin farkındayım, ama ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında ne de gülhane ne de ceviz.

Neyse, aslında diyeceklerimin -öncekiler gibi- çok da fazla bir önemi, anlamı, manası ve ehemmiyeti yok. Bildiğin bir iç döküş, bildiğin bir zaman öldürüş.

Taşınıyoruz. Evet yanlış duymadın. Mecidiyeköy'ün orta yerindeki lebiderya süit odalı çalışma yerimizi bırakıp plazaya geçiyoruz. Plaza insanı olacam lan ben, sevin sevin. Cam duvarlar arkasından bakacağım dünyaya, içerisi görünmeyen, vuu çok karizma değil mi? Değil. Gönlünce sakal uzatıp, deri mont-tshirt işe gidemedikten sonra...

Neyse, bugün aklıma bi'şey gelmişti, ama unuttum. Başım ağrıyor, yorgunum, dinlenemiyorum, resmen bok gibiyim.

Spora başladığımı söylememiştim sanıyorum, onu da söyleyeyim. Heykel gibi omuzlarım, baklava dilimli göbeğim olunca onların da resimlerini koyarım.

Şimdilik bu kadar...

Emin ol sana göre değil, uyarmadı deme.
Five Finger Death Punch - The Devil's Own

Hiç yorum yok: