14.11.2010

Ürünlerimiz %100 Çin malı olup kesinlikle orijinal değildir.

Sevgili günlük, gecenin saat 3küsurunda kendimin olmayan bir yatağa yatmadan önce yazıyorum sana bu satırları. Dur lan heyecanlanma ablamdayım.

Bugünkü -aslında olmasa da olur diyebileceğimiz- bu yazıda, yurdumuz üzerindeki Çin istilası ve üzerimizdeki Çin işkencesinden bahsetmeyi planlıyorum. Ama gözlerimden uyku akariken (yakaraki makaraki) buna ne kadar devam edebilirim bilemiyorum.

Neyse konumuza dönelim, 1950'li yıllarda başlayan sanayi devrimi ile Avrupa tam bir imalathane olmaya başlamıştı ve diğer dünya ülkelerini ürettiklerini satacakları dev pazarlar olarak görmekteydiler. Kalite kavramıyla birlikte artan rekabet nedeniyle üretilen mallar gitgide daha kaliteli olmaya başlıyordu. Ve n'oluyordu? Ne olacak, tabi ki bozulmuyordu.

Ve bozulmayan ürünler üretmeye başlayan Avrupa aslında bir yandan da kendi şöküşünü hazırlamakta olduğunun farkında değildi. Ayrıca şöküş diye bi'şey yoktu. Onun adı çöküştü.

Ama bunu farketmesi uzun sürmedi. Mesela Grungid. Misal bir akrabamız hala evinde dedesinin dedesinin aldığı Grundig marka televizyonu kullanıyor, daha bir kere servise gitmiş değil meret, bozulmuyor inatilen. Gibi gibi durumlarla karşılaşınca tabi, firmalara n'oldu? Kâr mâr kalmadı tabi. Bozulmadı bozulmadı servis gelirleri yedek parça gelirleri azaldı, çat Grundig battı mesela. (Şu an tamamen atıyorum. Hatta şu üstte yazılanları direkt attım, aman tut düşürme.)

Bunun üzerine Avrupalı üst düzey üreticiler, Brezilya'nın Rio De Jenerio kentinde yaptıkları bir toplantıda, (Karnava denk getirmişler artisler) bu üretim maliyetleri ile başa çıkamadıklarını ve ucuz üretim yapılan yerlere doğru kaymak gerektiğini, bu minvalde de (lan ben minval mi dedim?) önce Türkiye'ye kaymak istemişler, Ama Türkiye'de kar yağışları henüz başlamadığından Çin'e kaymışlar. (Bu cümle çok düşük olmuş idare edelim.)

Çin'de tabi zibilyon tane insan var, ucuz ucuz ağır şartlarda çalıştırmışlar bunları, e tabi bunlar da insan sonuçta, o kadar çalışınca kalite malite hak getire. Üretip üretip yaymışlar. Üretip üretip yaymışlar.

Nereden nereye geldik konu çok saçıldı, sonra da tabi ucuz ürün konusunda çok süpersonik beklentileri olan yurdum insanı da 2 kuruş ucuz olsun Çin'den olsun diyerek yumulmuş mallara. Ondan sonra vay ben duymadım vay ben görmedim. Lan armut armut gidip Çin mallarına koşacağınıza yerli malı yurdun malı her vatandaş kol gibi vergiler ödeyerek yerli malı kullanmalı mottosunu düstur edinseniz n'olurdu?

Ürünlerimiz %100 Çin malı olup, kesinlikle orijinal değildir.

Bu arada ben dün değil önceki gün değil önceki gün değil önceki gün, Renato Balestra saat aldım söylemiş miydim? Söylemiştim, bugün baktım, İtalyan modacı falan diye ortaya attırdıkları gayimtrak bi' tip. Ünlü falan da değil fazla. Donatlet. Ama saat şık lan gelince bi' fotoğrafını koyarım. Ama daha bana gelmez. Bayramdan sonra gelecekmiş. Tabi ki Çin malı olmasını bekliyorum. Kıhı kıhı gık. :]

Bu yazımızdan çıkaracağımız ana fikir şu değildir: Bahçelerde maydanoz gel bize bazı bazı.

6 yorum:

İnsanat dedi ki...

Henüz yazın ilk paragrafı ile beni benden aldın.

dunyada bir balık dedi ki...

"Ayrıca şöküş diye bi'şey yoktu. Onun adı çöküştü."

Yok yok söğüş o söğüş :D

Kitap Delisi Gizem dedi ki...

yazdığın saate bakıp, yazdıklarını normal karşılıyorum :)

Hadi görüşürüz :)

Monera dedi ki...

İnsanat: ehehe heyecan olsun. :]

Monera dedi ki...

Balık: söğüş konuyla tamamen alakasız. :]

Monera dedi ki...

Gizem: ehehe :] görüşürüz.