1.01.2011

Sonra ne diyordum, hımm evet...

Evet, hoşgeldin ikibinonbir.

İkibinonbir'e giriş hikayemin seksi fotoğrafları için tıklayınız...

Şaka lan şaka ne fotoğrafı. İkibinonbir'e henüz giremedim sevgili günlük, çünkü ikibinonbir bana çok pis girdi.

Önce akşam iş yerinde mesaiye kalacağımızı öğrendiğimizde kendimi göbek salatalara etsiz çiğ köfte sararken bulmuştum. Sonra bunları löpür löpür götürdükten sonra, akşam 21:30'a kadar işte kaldım. Eve geldiğimde saat 22:00'ydi. Ailevi bir yemek olayının tam ortasında buluvermiştim kendimi. Vaynervald denen oluşumdan alınan tavık etlerinin tadına baktım, biraz da buzlu çay içtim 3 bardak kadar falan. Bu Vaynervald'ın bi' numarası yok söyliyim. Bildiğin işkembecide dönen tavıkların biraz soslusu. Neyse geçiniz.

Sonra yarın işe gidecek olduğumu ve Pazar günü de işe gidecek olduğumu [buraya dikkat] düşününce içime bir huzur çöreklendi. Öyle bir huzur çöreklendi ki kendimi Orhan Baba'nın damar melodilerine bağladım hala yere inemiyorum. [Şimdi burada fizy engellenmemiş olsaydı bir link ile sizi de uzak diyarlara galaksilere götürttürebilirdim ama götürttüremiyorum bu yüzden iyi dilek mesajlarınızı müyap'a gönderiyorsunuz...]

Sonra ne diyordum, hımm evet... 2011 bana girdi.
Hoşgeldin 2011.


DipNöt: Bu arada sözlerimi Erkin Baba'dan incilerle bitirirken, müyap'a tekrar selam gönderiyorum.

"Nasıl gaddar seneler geçiyor durduğu yerde..."

Hiç yorum yok: