5.04.2011

Sanata doydum oh be :)

Sevgili günlük, yıllardır söylenegelen o mottonun doğrusunun nasıl olması gerektiğini buldum; "sanat filmi sanat için yapılmalıdır ve insanlara izlettirilmemelidir." :))

Şimdi aslında çok kültürel bi' insan olduğumu ve sanatın ve sanatçının dostu fıratpen'le (ki o sporun ve sporcunun dostuydu) ortak çalıştığımı açıklamama lüzum yok sanıyorum değil mi, evet.

Bu nedenle; olabilir; İstanbul Film festivali başladı, aa kesin gitmem gerekli, hayatta kaçıramam, falan diyorsanız, tabi gidin, muhakkak görün, ama TaTaTaTaaaa!(Efekt bu, ınının ınının ınının gibi.) Şu filme gitmeyin: Çığlık (Il Grido) :]]

Allah'ım bir film bu kadar mı anlamsız ya da sıkıcı olur. (ya da ben anlayamadım tabi o da olabilir.)

Abi öncelikle ben tabi biraz bu sanatsal olaylara bir kazmadan biraz daha yakın olduğum için bu filmin eski bir film olduğunu bilmiyordum. İlk şoku siyah beyaz perdeyi görünce yedim. Antonioni diye bir adamın filmiymiş. Hatta sırada beklerken bir amca -yok lan abi- vardı önümüzde, "geçen sene izledim, bu sene de izlemek için geldim" falan dedi bize. (Ulan o zaman anlamalıydım tek seferde bu filmden bi'şey anlaşılamadığını :) )

Neyse tabi, girdik izliyoruz falan. Aldo diye bir eleman var filmde. Şeker fabrikası mıydı neydi, bir fabrikada çalışıyor. Sonra İrma var bir de, bunun eşi. O geliyor. "Ben senden ayrılmak istiyorum" diyor. Yok ayrılamazsın da, yok çocuk n'olacak da, yok bilmem ne falan. Sonra Aldo kızını alıp gidiyor. (Çünkü kadın Aldo'ya al dedi git dedi nerde kalırsan kal dedi. [interaktif algılar için sağ tık yeni sekme])

Aldo da aldı gitti nerde kalıym nerde kalıyim derken, eski manitası mı ne, o aklına geldi, bastı kadının evine gitti. Kadının bi' de kardeşi mi ne vardı. Orda bi yakınlaştı bunlar. Ama Aldo delikanlı duruşunu bozmadı şimdi Allah için dirayetli durdu. Gitti yataklara attı kendini ağladı zırladı falan.("Acayip anlamsız lan noluyor şimdi, nerdeyiz biz" kafası yaşattı millete)

Sonra İrma oraya geldi, bıdı bıdı bişeyler anlattı, bavul mavul bıraktı. Çocuğun eşyaları mıymış neymiş. Lan denyo Aldo, evden çocuğu alıp çıkıyorsun, çocuğun eşyalarını niye bırakıyorsun, şuncacık sübyan orda burda telef oluyor senin yüzünden. Neyse.

Sonra İrma da gitti. Sonra sabah mı oldu ne oldu, Aldo da aldı çocuğu gitti. Lan oradan niye ayrıldı onu yeminle anlamadım. Kamyonun arkasında yollara düştüler çocukla. Pompacıda durdular. Çevirme var diye indirdiler bunları. Bunlar da pompacı ablanın yanına geldiler. Orada bir baraka vardı, orada kaldılar. (Lan pompacı dediysek sen de, neler geliyor aklına töbe töbe, benzin istasyonu var kadının.)

Sonra kadın tabi buna bi' sağlı sollu girişti orda, çocuk da bunları fingirderken gördü mü, haydee lan çocuk koşmaya başladı. Lan nereye gidiyon çocuk. Gitti valla. Aldo da peşinden. Oralarda bi'şeyler daha oldu. Unuttum şu an. Sonra bir yere daha gittiler, orda da bir kadın vardı. O kimdi onunla ilgili hiç mi hiç fikrim yok işte.

Sonra döndü dolaştı yine İrma'nın evinin önüne geldi. Camdan bi baktı ki, aa bebek var lan evde. İrma bebeğin altını temizliyor. Lan o anda şimşekler çaktı beynimde. Ulan bu çocuk ne zaman doğdu, filmin başında bu kadın hamile değildi. Ya da en azından karnı büyük değildi. Lan bu Aldo 9 aydır dolanıyor mu lan böyle yollarda. Ben diyorum ki ulan 3 5 günde amma çok şey yaşadı amma çok dolandı. Meğersem 9 ay geçmiş. Yuşimatsu dedim içimden.

Sonra İrma camdan gördü Aldo'yu. Aldo kaçmaya başladı. Gitti fabrikaya. Kuleye çıktı. İrma da aşağıya geldi. Aldoo Aldooo dedi kuleye doğru. Bu da böyle baktı baktı, "Freedoooooom" diyerek kendini kuleden attı. (yok lan şaka, demedi öyle bi'şey, sessiz sakin uçtu) sonra gümbürt diye yere çakılanzi.

İrma da işte o anda filmin adının nereden kaynaklandığını belirten, "ciyaaaaaaaaakkk" ismindeki çığlığını bastı. Ekran karardı.

İşte böyle de esrarlı böyle de tepkili bir son oldu. Ulan anlamadım manlamadım diyorum ama ezberlemişim lan filmi şaka maka.

Yok, ben de kendim izlicem bu muhteşem duygu şöleninden mahrum kalamam diyorsanız. Alın size yüzyılın kıyağı: Çığlık - Il Grido (sağtıkyenisekmeilesanatsanatiçindir)

Dipnotdediğindipteolur: Lan bir de "poetic and affecting" yazmışlar.

6 yorum:

imza dedi ki...

:D ahahahahahaa, :)) lenn orda adam aşık ülen aşık :)))

Syrakusa dedi ki...

Monera.. alemsin :))

Monera dedi ki...

imza: eheheh, len adam aşık da madem, kaç yıl geçmiş o çocuk gelmiş bilmem kaç yaşına niye evlenmemiş bunlar? :))

Monera dedi ki...

Syrakusa: Eheheh çok sanatsalım ayrıca. :)

imza dedi ki...

yavuuuu :) çünkü kadın evli imiş , o adamla birlikte yaşıyolarmışmışmş, filmin başında kadın evli olduğu ama nerde olduğunu bilemediğimiz adamın yani aslında kocasının ölüm haberini alıyo, ondan ağlıyo leyn, :) öyle on koldan

Monera dedi ki...

ahahahah :) nasıl ya, oha hiç anlamamışım ben filmi :)))